Holistik bir yöntem olan ses masajı, elle temasın olmadığı, size seslerin dokunduğu,
adeta bir masaj etkisi yaratan ve derin gevşemeye geçiren bir uygulama. SIRMA BELIN

Uygulamada ses çanakları, rahat bir yere uzanmış ve giyinik hâldeki kişinin bedeninin üzerinde belli bölgelere yerleştirilir, ucu keçe bir tokmakla çanaklara nazikçe vurulur ve ses titreşimlerinin bedende yayılması sağlanır. Her bir hücre titreşir ve orjinal frekansına döner, bir nevi fabrika ayarlarına dönüştür bu. 20’yi aşkın ülkede uygulanan ve öğretilen ses masajı, 80’li yılların başında Alman Fizik Mühendisi Peter Hess tarafından geliştirildi. Ben de 2017 yılında kurduğum Peter Hess Academy Turkey’de, Peter Hess-ses masajının Türkiye’deki öncüsü olarak aktarmaya devam ediyorum.

Ses masajında neler olur?

Her insanın bir titreşimi vardır; titreşimler kendi aralarında iletişim hâlindedir ve birbirini etkiler. Ses masajında sesleri hem duyar hem de hissedersiniz; beden, ruh ve zihin aynı anda etkilenir. Diğer gevşeme yöntemlerinden farkı, kişinin hiçbir şey yapmak, bilmek zorunda olmayışıdır. Tek yapması gereken seslerin tadına varmaktır; her şey kendiliğinden ses sayesinde olur. Ses masajında hitap edilen duyma ve dokunma duyusu anne karnında gelişen ilk iki duyudur. Belli bir ritim ve ahenkle vurulan çanaklar, ceninin anne karnında duyduğu sesleri (womb sounds) hatırlatır; bu nedenle kişilerde huzur ve güven duygusunu çağrıştırır. Çanaklardan yayılan ses ve titreşimlerle beyin dalgası alfa ve teta frekansına düşer. Bu, derin gevşemeye geçtiğimiz, içimizdeki hekimin ayaklandığı, kendi kendimizi iyileştirme gücünün ortaya çıktığı beyin dalgasıdır. İyi hissettiren sesler beyindeki ödül merkezinin harekete geçmesini sağlar, mutluluk hormonları aktive olur, salgılanan ağrı kesicilerle ağrılar hafifler. Nefes derinleşir, odak dıştan içe döner, kişi belli bir mesafeden nötr hâlde kendine/sorunlarına bakar ve içindeki potansiyellerin ortaya çıkması ile çözümü kendisi bulur. Ses titreşimleri beden sıvılarında yol alarak, durgun bir göle taş atıldığında gölün yüzeyine yayılan halkalar gibi bedende yayılmaya başlar. Her bir hücrede hareket başlar, bu nedenle ses masajının diğer bir adı da ‘hücre masajı’dır. Bedenin yüzde 70’inden çoğunun su olduğu ve sesin suda havadakinden birkaç kat hızlı yayıldığı düşünülürse, beden sıvılarımızda nasıl bir hareketin başladığı hayal edilebilir.

Ses masajı nelere iyi gelir?

Ses çanaklarından yayılan hassas titreşimler mental, duygusal ve bedensel blokajların ortadan kalkmasını sağlar. Kasılmış ve gergin olan, serbest bırakılamayan her şey serbest kalır. Gergin kaslar, sıkışmış duygular, geçmişte takılı kaldığımız düşünceler… Yöntemin bir tedavi ve teşhis yöntemi olmadığının altını çizmek isterim. Bazı tedavi süreçlerini destekleyen, hızlandıran bir yöntemdir. Öncelikle bir stresle baş etme yöntemidir. Derin gevşemeye geçirir, uykusuzluk için birebirdir. İnsanın kendine ve başkalarına olan güven duygusu geri gelir. İşe yaramayan gereksiz şeyleri serbest bırakmayı sağlar; korkulardan, kaygılardan kurtulmayı kolaylaştırır. Kişinin kendi içindeki potansiyelini ve yeteneklerini ortaya çıkartır, odaklanmayı sağlar.

Ses mesajında hangi çanaklar kullanılır?

Ses masajının bu denli etkili olmasının nedeni büyük oranda kullanılan ses çanaklarıdır. Ses çanağı geniş bir frekans aralığına ve armonik seslere sahip olmalıdır; vurulduğunda tınısı uzun süre duyulmalı ve vibrasyon belirgin ölçüde hissedilmelidir. Peter Hess yöntemi geliştirirken aynı zamanda ses çanaklarını da geliştirmeye başladı ve Peter Hess – terapi ses çanakları ortaya çıktı. Bedenin farklı bölgelerinin farklı titreşmesinden yola çıkılarak, o bölgelerin titreşimi ile rezonansa giren çanaklar üretildi. Bunlar özel tınıları ve yüksek kalitesi ile diğer çanaklardan belirgin bir şekilde ayrılır. Seanslarda kullanılan başlıca çanaklar şunlar: Batın çanağı (100-1000 Hz), kalp çanağı (200-1200 Hz), evrensel çanak (100-2800 Hz).

Nerelerde kullanılır?

Avrupa ve Avrupa dışı ülkelerde hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde, felçli hastalarda, spastiklerde, psikiyatri kliniklerinde, psikolojik danışmanlık merkezlerinde, Parkinson, demans, Alzheimer, MS gibi nörolojik rahatsızlıklarda, kadın doğum servislerinde, onkoloji merkezlerinde, kardiyoloji servislerinde, konuşma bozukluklarında, ana okullarında, okullarda, huzur evlerinde, spa merkezlerinde, güzellik enstitülerinde, yoga merkezlerinde, nefes çalışmalarında, koçluk hizmetlerinde, konservatuvarlarda.

Kaynak: Pozitif Dergisi

Diğer Yazılar